Posts Tagged 'yeni dünya düzeni'

Çokkültürcülük yalanı

Youtube kanalımda zaman buldukça konuşulması yasak veya tabu olan konulara çomak sokan videolar paylaşacağım.
Bu filmin Avrupa ırkını hafif kayıran bakış açısı sizi yanıltmasın. Bu film kinayeli bir dille, propaganda bombardımanı altında popüler ortamlarda konuşulamayan, hele dünyadan bağını git gide koparmış ülkemizde hiç konuşulmayan bir konuyu biraz da rahatsız edici biçimde ele alıyor. Bir kaç dakika içinde klişeleşmiş güncel dogmatik söylemlerin mantıksızlığını komik biçimde sergiliyor. Konulara aşina olanlar için eğlenceli bir yapım. Aşina olmayanlara süper-sıkıştırılmış bir özet geçeyim… Okumaya devam edin ‘Çokkültürcülük yalanı’

Düşünceyi yönetmek

İnsanın evrilmesinin hayvanınkinden farkı, fiziksel rekabetin değil zihinsel rekabetin öne çıkması. Fiziksel rekabet eski zamanlarda savaş, yokluk, açlık gibi zor durumlarda en güçlü bedenlere sahip olan insanları seçmiş, ama bu evrim bir noktadan sonra, yani uygarlığın kurulmasından sonra yerini zihinsel evrime bırakmış. Savaşları güçlü olan değil, zeki olup daha iyi silahları geliştiren, daha iyi taktik uygulayanlar kazanır olmuş. Zihinsel evrim sürüyor ve zihinsel rekabette önde olanlar (örneğin Batı, örneğin sermaye sınıfı) geride olanlara (örneğin III. Dünya, Türkiye, örneğin işçi sınıfı) egemen olmayı sürdürüyor. Bu egemenliği yalnızca askeri ve ekonomik olarak anlamamak gerekir. Zeki ve bilgili olanlar, aptal ve cahil olanların üzerinde her alanda tam bir egemenlik kurmak ister. Bunun için eldeki bütün araçları kullanırlar. Basın ve kitlesel iletişim araçları da bunlardan biri. Aslında kitlesel iletişim kavramında bir sorun var, çünkü televizyon, gazete, kitap ve kısmen internet gibi araçlar tek yönlü çalışıyor, yani iletişime değil, yalnızca iletime hizmet ediyor. Bu, ciltlerce kitabı doldurabilecek bir araştırma konusu. Basında dezenformasyon (bilgi çarpıtması), basın yalanları, Hollywood yalanları, televizyonun uyuşturması gibi anahtar sözcükleri aratarak bu konuda pek çok çalışmaya ulaşabilirsiniz. Elbette bu sözcüklerin İngilizcelerini de aratmanız gerekecek, çünkü ülkemizde bu konuda pek az ciddi çalışma var. Okumaya devam edin ‘Düşünceyi yönetmek’

“Skynet” veya bildiğimiz adıyla Google

Boston Dynamics, Google’ın satın aldığı sekizinci robotik şirketi oldu. (http://www.nytimes.com/2013/12/14/technology/google-adds-to-its-menagerie-of-robots.html?_r=0) Robotik alanında çalışan akademisyenler buna dönüm noktası diyor. Önceki yazılarımda Google’ın yapmaya çalıştıklarına değinmiştim. Şimdi Google’ın resmen satın aldığı şirketlerin listesine bakalım: Okumaya devam edin ‘“Skynet” veya bildiğimiz adıyla Google’

Küresel Kriz: Ne Kadar Vaktimiz Var?

zamanAdrian Salbuchi

Küresel Araştırma, 8 Mayıs 2009

İyi bir doktor haberler ne kadar kötü olsa da hastasına onu neyin hasta ettiğini söyler. İyi bir doktor doğru bir teşhisle işe başlar. Öte yandan kötü doktor doğru teşhis koyamaz ya da daha kötüsü, gerçeği hastasından saklar. Durumu kötü olan bir hasta kendisine hastalığı söylendiğinde, durumunu kabullenmeden önce inanamama ve inkar aşamalarından geçer. “Bu işte bir yanlışlık var, doktor bir hata yapmış olmalı” sözünde inanamama durumu vardır. Fakat teşhis doğrulandığında hasta tümden inkar sürecine girer: “Böyle bir şey olamaz, imkansız!”

İyi doktor tedavi acılı da olsa hastayı durumu kabullenmeye teşvik eder. Tedavi ancak bu şekilde başlayabilir. Toplumsal çalkantı başgösterdiğinde de benzer bir şey olur. Aşağıda bütün dünyada gideren artan şiddette bazı süreçlerin sonuna geldiğimiz gerçeği ile ilgili anahtar başlıkları ele aldık. Küresel medya tam tersini söylüyor olabilir, çoğu politikacı ne olup bittiğini tam anlayamıyor olabilir, ama halkın büyük kısmı bir şeylerin ters gittiğini sezinliyor, ancak mantığında bir yere oturtamıyor. Kimi aydınlar gerçekte ne olduğunu ya da nereye gittiğimizi anlıyor olabilirler, ama kabullenemiyorlar(inkar). Okumaya devam edin ‘Küresel Kriz: Ne Kadar Vaktimiz Var?’