Posts Tagged 'tarım'

Köylü vazgeçerse…

Sürekli unutulan şudur ki, gerçekte toplumdaki zenginliğin tek ölçüsü para değildir. Gerçekte para zenginliğin ölçüsü bile değildir. Para yok iken de ekonomi vardı. Ölçü, paranın ölçtüğü şeydir. Yani mal ve hizmetler. Mal ve hizmetlerin her türünün ortak yönü bunları üretmek için doğal kaynak kullanılmasıdır. Bu kaynaklar geri dönüşlü ve tek kullanımlık olabilir. Beş yüz yıl önce insanların kullandığı kaynakların hemen hepsi geri dönüşlü, insan sayısı ve tüketim hızı ise bu geri dönüşe izin verecek düzeydeydi. Fosil yakıtı ve başka madenleri, toprak, su ve deniz kaynaklarını geri dönüşü olmayacak biçimde kullanmayı seçerek insan kendine yapay, sahteci bir ekonomi yarattı. Eskiden bir buğday tanesinin değeri, onu üretmek için verilen insan emeğinin veya çekilen acının karşılığıydı. Buna karşılık bir kez kullanılacak ve sonsuza dek yok olacak olan petrolün varilinin değerini gerçekçi biçimde nasıl ölçebiliriz? Okumaya devam edin ‘Köylü vazgeçerse…’

Reklamlar

Çocuklarınız açlığa dayanıklı mı?

Misafir oldum.

http://degisimicinyaratim.blogspot.com/2012/07/cocuklarnz-aclga-dayankl-m-nurullah-atay.html

Düşman Yiyeceğimize Saldırıyor: Açlık Yakında

Global tiranların bölgesel taşeronu olan son hükümetin 2002’den beri tarımı yok etmek için yaptığı icraatları burada bir bir sıralamayacağım. Kaydını tutmadım. Tutmaya gerek yok. Aklı, gözü, kulağı olan her insan evladı bunun farkında. İkna olmak için icraat listesini görmeyi bekleyen eblehle zaten benim işim yok. Son haftanın gelişmeleri büyük resmi görmemize yetiyor: Okumaya devam edin ‘Düşman Yiyeceğimize Saldırıyor: Açlık Yakında’

İnsanlığın Kısa Tarihi: Büyük Resim

adam-eveHayatı, tarihi dört evreye ayırmak mümkün. Her evrede işler giderek kötüleşmiş gibi görünüyor. Hızlanarak artan üstel fonksiyon grafiklerini savaş, kaos, mutsuzluk için de çizebiliyoruz sanki. Bu sürdürülebilir olmayan gidiş bir şekilde duracak, hem de çok yakında.

Ne kadar süredir var olduğumuz hakkındaki tahminlerin ortalaması 100 bin yıl. İster maymundan gelelim, ister Adem’den, çok uzun bir süreyi avcı-toplayıcılıkla geçirdik. Çok kısa bir süredir tarım yapıyoruz. Ve çok çok kısa bir süredir madenleri kulanıyoruz. Varoluş tarihimize geniş açıdan baktığımızda ise sanayinin yeryüzünde adeta bir kaç dakikadır var olduğunu görüyoruz. Çok yeni ve bize çok yabancı bir ortamdayız. Genlerimiz, bedenlerimiz “ilkel” diye kestirip attığımız ve hakkında çok az şey “hatırladığımız” hayata göre ayarlı. Bunu inkar edemeyiz. Peki nereye doğru gidiyoruz? Önce nereden geldiğimizi düşünelim. Geçirdiğimiz aşamaları özetliyor ve gelecek için öngörü yapıyorum: Okumaya devam edin ‘İnsanlığın Kısa Tarihi: Büyük Resim’

Bugün NTV’de yayınlanan Yuva(Home) belgeseli hakkında notlar

home

90 ülke ile aynı anda yayınlanan belgesel doğayı nasıl alt üst ettiğimizi ve işleri yoluna koymak için ne yapmamız gerektiğini anlatıyor. Televizonda yayınlanması nedeniyle birçoğunuzun izlediğini tahmin ettiğim filmde verilen bilgilerin özetini konu başlığına göre toparladım: Okumaya devam edin ‘Bugün NTV’de yayınlanan Yuva(Home) belgeseli hakkında notlar’