Archive Page 2

(Devletin) çöküşü…

Haydi telefonlar uzaktan, bilgisayar başından dinlenip kaydediliyor diyelim. Toplantı nasıl dinlenir? Türlü teknikler var. Bu teknikleri uygulamak için önemli noktalarda köstebeklere, görevlilere gerek var. Yabancı haberalma örgütlerinin devletin ağzına burnuna, hücrelerine dek girdiğini ve girmeyi sürdüreceğini 15 Şubat 2010’da yazdığım Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı yazımda şöyle bildirmişim:
“Şurası açık ki, bu yasa ABD’deki NSA’nın, CIA’nın, Pentagon’un Türkiye’de rahat rahat çalışabileceği bir ortam hazırlıyor.”

30 Mart 2012’de Acele Kölelik yazımda şöyle demişim:
“[Ankara’da] Caddelerde ABD otolarından, iş merkezlerinde CIA bürolarından geçilmiyor. Önemli kamu binalarına giremiyorsunuz zaten. Girebilseniz oralarda da çöreklendiklerini göreceksiniz. Bakanların CIA müffettişlerinin odalarına kapıyı vurarak girdikleri efsanevi Menderes dönemini katladılar geçtiler.”

Bunlar elbette benim kişisel varsayımlarım değildi. Gözlenen anormalliklerin dışında basındaki haberler ve Meclis’te konuşulanlar da dikkat çekiciydi. İşte 4 Şubat 2010 günü TBMM Genel Kurulu’ndan “sıradan” bir diyalog:

Ali Rıza Öztürk (CHP Mersin Mv.)- 5 Kasım 2007 Oval Ofis görüşmesinden sonra Ankara’ya gelen 35 kişilik üst düzey ABD subay ya da istihbaratçıları, üç aylığına Türkiye’ye gelmiş olmaları iddia edildiği halde, bunlar geriye dönmüşler midir? Dönmemişlerse neden dönmemişlerdir?

İçişleri Bakanı Beşir Atalay – Bende bir bilgi yok. O konuda bir bilgim yok. Yani geldiyse, gelmediyse bilmiyorum.

Yani göstere göstere çöküyor. Ayrıca bu yıl büyük olasılıkla nurtopu gibi bir ekonomik krizimiz var, hazır olun.

Reklamlar

Düşünceyi yönetmek

İnsanın evrilmesinin hayvanınkinden farkı, fiziksel rekabetin değil zihinsel rekabetin öne çıkması. Fiziksel rekabet eski zamanlarda savaş, yokluk, açlık gibi zor durumlarda en güçlü bedenlere sahip olan insanları seçmiş, ama bu evrim bir noktadan sonra, yani uygarlığın kurulmasından sonra yerini zihinsel evrime bırakmış. Savaşları güçlü olan değil, zeki olup daha iyi silahları geliştiren, daha iyi taktik uygulayanlar kazanır olmuş. Zihinsel evrim sürüyor ve zihinsel rekabette önde olanlar (örneğin Batı, örneğin sermaye sınıfı) geride olanlara (örneğin III. Dünya, Türkiye, örneğin işçi sınıfı) egemen olmayı sürdürüyor. Bu egemenliği yalnızca askeri ve ekonomik olarak anlamamak gerekir. Zeki ve bilgili olanlar, aptal ve cahil olanların üzerinde her alanda tam bir egemenlik kurmak ister. Bunun için eldeki bütün araçları kullanırlar. Basın ve kitlesel iletişim araçları da bunlardan biri. Aslında kitlesel iletişim kavramında bir sorun var, çünkü televizyon, gazete, kitap ve kısmen internet gibi araçlar tek yönlü çalışıyor, yani iletişime değil, yalnızca iletime hizmet ediyor. Bu, ciltlerce kitabı doldurabilecek bir araştırma konusu. Basında dezenformasyon (bilgi çarpıtması), basın yalanları, Hollywood yalanları, televizyonun uyuşturması gibi anahtar sözcükleri aratarak bu konuda pek çok çalışmaya ulaşabilirsiniz. Elbette bu sözcüklerin İngilizcelerini de aratmanız gerekecek, çünkü ülkemizde bu konuda pek az ciddi çalışma var. Okumaya devam edin ‘Düşünceyi yönetmek’

Genetiği iyileştirilmiş insana giriş

G-Force adlı çocuk filminde ana karakterler genetiği değiştirilmiş ve laboratuvarda üretilmiş hamsterlerdir. Hiç bir Hollywood filmi yalnızca para kazanmak için üretilmez, içinde propagandalarla, ahlaki telkinlerle birlikte bir tür toplum mühendisliği takım çantasını barındırır. Konu çok derin, bu yazıda yalnızca işin bir parçasından, çocukları insanın genetik mühendisliğine ısındırma çabasından söz edeceğim. Okumaya devam edin ‘Genetiği iyileştirilmiş insana giriş’

AKP – Cemaat kavgası hakkında küçük bir not

Bu kavganın blogumun konusu ve kapsamıyla ne ilgisi var? Anlatayım. Aşağıdaki harita dünya devletinden önceki son aşama olan kıta birliklerini gösteren haritadır. Tek, faşist dünya devleti ülküsü küresel sermaye veya bir başka adıyla küresel elit veya bir başka adıyla CFR+TC+Bilderberg veya bir başka adıyla Siyonizm’in amacıdır. Okumaya devam edin ‘AKP – Cemaat kavgası hakkında küçük bir not’

Anlamlı bir kaç grafik

Bu yazıda gevezelik etmeyecek, size yalnızca bir kaç grafik sunacağım. Bir görsel bin sözden etkilidir derler. Türkiye’yi nasıl bir enerji geleceğinin beklediğini anlamak için bir kaç grafik yeter. Tarımın durumu için Köylü Vazgeçerse yazıma ve grafiklerin biçiminin ve eğiminin ne anlama geldiğini anımsamak için Kesişen Yollar yazıma bir göz atmanızı öneririm. Okumaya devam edin ‘Anlamlı bir kaç grafik’

“Skynet” veya bildiğimiz adıyla Google

Boston Dynamics, Google’ın satın aldığı sekizinci robotik şirketi oldu. (http://www.nytimes.com/2013/12/14/technology/google-adds-to-its-menagerie-of-robots.html?_r=0) Robotik alanında çalışan akademisyenler buna dönüm noktası diyor. Önceki yazılarımda Google’ın yapmaya çalıştıklarına değinmiştim. Şimdi Google’ın resmen satın aldığı şirketlerin listesine bakalım: Okumaya devam edin ‘“Skynet” veya bildiğimiz adıyla Google’

Kendinize İyi Bakın

Devletlerin işlevlerinin şirket eliyle değiştirildiğini, yani sözlüklerdeki devlet kavramının yenilenmesinin gerektiği bu günlerde yaşanan küçük değişimler bize gelecekteki yaşam hakkında önemli göstergeler sunuyor. Gelecek hakkında yapabileceğimiz çok isabetli kestirimlere kehanet demek haksızlık olur. Yaşamımızın gidişini grafikler belirler. Grafik okuyarak geleceği görmek olanaklıdır. Grafiğin değerini değil, eğimini okumak gerekir. Çünkü grafiğin gelecekteki değerini belirleyen eğimidir. Okumaya devam edin ‘Kendinize İyi Bakın’


Bu bloga abone olmak ve güncellemelerden eposta ile haberdar edilmek için tıklayın.

Diğer 110 takipçiye katılın

Reklamlar