Düyunu Umumiye yeniden…

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/23504941.asp

Hükümet halkın varını yoğunu sattığını, satacak bir şey kalmadığını söylüyor. Özelleştirme İdaresi’nin kendisinin satılması şu demektir: Devlet zaten kendini tasfiye ediyor, artık şirketler kendi alacaklarını kendileri tahsil edecek. Tıpkı 19.yy’da bu toprakların tanık olduğu gibi, şirketlerin özel ordularıyla yurttaşın kafasına silah dayayarak borç tahsil ettiği günler göreceğiz. Çünkü AKP hükümeti devletin tasfiyesi göreviyle işbaşına geldi. 11 yıldır devleti tasfiye ediyorlar. Ulusal çıkarları koruyan bir hükümetle bunlar yapılamaz, küresel sermaye faşizmine uyum sağlanamazdı. Bu kadar başarılı olacaklarını ABD bile öngörmemişti herhalde. Yeraltı ve yer üstü suları satıldı. Sıra yağmur suyunda. Bolivya’da yağmur suları özelleştirilmişti. Yani çatınıza yağan yağmuru toplayıp kullanamıyordunuz. Bunun Türkiye’de de yaşanacağını Numan Kurtulmuş söylemişti. Kurtulmuş Düyunu Umumiye’den de sık sık söz ederdi. Ne ilginçtir ki (!) iktidar saflarına geçti. Geçtiğimiz yıllarda meğer Tarım Bakanlığı da meraları anayasaya aykırı olarak özelleştirmenin yolunu açmış. Tarım köylünün elinden, yurt halkın elinden alınmalıymış. Bakınız;

https://www.youtube.com/watch?v=rURcGRrJVYo

En kötüsü bu da değil. Fiziki büyüklüklerin satılmasından sonra sıra insanlara gelecek. Bileşik faiz ve üstel fonksiyonun sonsuz gücü karşısında hiç bir nüfusun emeği dayanamaz. İnsan emeği borcun faizini bile ödemeye yetmediğinde henüz doğmamış insanlar da ipotek edilecek. Tıpkı Amerika’ya Afrika’dan götürülen kölelerin çocuklarının da köle olması gibi. Ülkenin ne kadarının korkak, ne kadarının cahillikten memnun, ne kadarının vatan haini olduğunu kestirebildiğimiz bu günlerde bu gidişin değişmesi olasılığı giderek düşüyor. Yine de çıkmadık candan ümit kesilmez diyelim.

  • Özelleştirmeler bedelsiz geri alınmalı, satış adı altında bedavaya verilen bütün varlıklar geri alınmalıdır.
  • En zengin %1’in malı kamulaştırılmalıdır.
  • Anayasa’ya “devlet kendi parasını basar” ve “devlet borç alamaz” değişmez hükümleri konmalıdır.
  • Bunlar yapılmadan kurtulma ümidi yoktur. Uyumaya devam…
Reklamlar

3 Responses to “Düyunu Umumiye yeniden…”


  1. 1 Erzurumlu... 06 Tem 2013, 07:20

    Bu kadar kısa ve bu kadar dokunaklı bir yazı okumadım hayatımda… Söyleyecek söz bulamıyorum gerçekten.

    Uyan ey yareli şir-i jeyan, uyan bu hab-ı gafletten…

  2. 2 kerim 05 Ağu 2013, 21:23

    Hayatın çok çabuk değiştiği günümüzde insanların dinleri üzerinden kalplerinde bulunan inançları ile oynamak suretiyle siyaset yapan ve halen bu siyasetlerin devam eden hükümet ve yandaşlarını Allaha havale ederek yazıma başlamak istiyorum. Nereden başlasam bilmem ki hangi birini yazsam buraya…. Filistinden başlamak geldi içimden İsrailden “ONE MİNUTE ” olayından başlayalım. Sayın başbakanımız İsrail Cumhurbaşkanı ile konuşması sırasında birden one minute diyerek Filistine çalımı atıyor ve kimse de bunun farkında değil hele ki bazıları bu konu da ne diyor biliyor musunuz? Helal olsun be adam İsraile rest çekti… dışarıdan düşüncesizce bakıldığında doğru bu görüş rest çekti susturdu konuşturmadı. Bir de bu bakış açısından bakın lütfen, eğer sayın başbakanımız bu söylemi yapmasaydı one minute demeseydi. O dönemde türk ordusunun İsrail ile Filistin arasında barış gücü olarak asker gönderecek ve İsrail bugünde hala devam eden çocuk katliamına devam edemeyecekti. İki ülke arasında sınır görevi görecektik her istediğinde İsrail Filistin topraklarına giremeyecekti. Ama bakın şimdi ne oldu güya bizim israil ile aramız açıldı ve israil bizim o bölgeye barış gücü olarak gelmemize olur demedi ve katliamlarına devam etti bizde buna ortak olduk. Devlet büyüklerimiz de o katledilen çocukları ağızlarından düşürmedi onlar üzerinden bile siyaset yaptılar. Sen izin veerdin bu katliama zaten neyin gözyaşını döküyorsun.Belki sevinçten ağlıyorlardır artık orasını bilemem. Bir oldu bittiye getirildi sizin anlayacağınız.Ama gelin görün ki doğu ve güneydoğu anadolu da terörle mücadelede kullanılan bütün teknik araçların görüş sistemlerini halen israilden alıyoruz.Birde ayrıntı vereyim tamir için israile giden parçalar 6 aydan aşağı geri gelmiyor. Komik değil mi gülüyoruz ağlanacak halimize.

    ERGENEKON

    Gelelim yüzyılın davası ergenekona ne dava ama kimler alınmadı ki içeri hele ilk tutklamalar başladığında bazıları İspanya da yurt dışı seyahatindeydi nedense artık. Ben böyle saçma böyle bir dava görmedim. Bu arada dava da sonuçlandı. Yani yazdıklarımın etkileyeceği bir devam eden dava yok, müebbetler havalarda uçuştu bu gün. Bir ülkeherşeyiyle ortada herkesin gözü önünde olamaz, gizli teşkiletlerının olması ülkeyi gelebilecek dış tehditlerden koruması, illegal olan devlet işlerini yapması gerek. TSK özellikle tsk gibi bir kurumsanız bütün tehditlere karşı tedbir almak zorundasınız. Gelişebilecek herhangi bir tehdite karşı kendi önlemlerinizi en ayrıntılı biçimde almanız gerekir. Hatta bazen bunların tatbikatlarını yapar bunları da tutanaklara geçirirsiniz. Bu tatbikatların gerçekçi olması havada kalmaması için de bazen gerçek kurum ve kuruluşların isimlerini kullanmanız gerekebilir. 30 yıldır tsk da görev yapan yıllardırda üst kademelerinde yöneticilik yapmış birine siz terör örgütü yöneticisi suçu ile suçlarsanız bu hiçbir yere sığmaz ve yakışmaz. Siz zannediyor musunuz ki yapmak isteseler yapamazlardı, bir gece sabaha karşı bütün askeri birliklere iki satır bir mesaj göndermenize bakar darbe. Neymiş de toprağın altına gömmüşler hadi o bulduklarınız patlayıcı c4 vs. bişi olsa anlarım tamam derim. Ama sen mühimmatı toprağın altına gömüyorsunuz. Toprak altında kalan mühimmat en fazla 6 ay içerisinde rutubetten kaynaklı kullanılamaz hale gelir. Bir de bu adamlar tank gömmemişler ya toprağın altına. Türkiyenin dört bir yanında en küçük ilçesine kadar Jandarma Karakolları var darbe yapacak olan paşa gitse karakola bana 100 el bombası gerek dese yok veremeyiz diyecek olan var mı. Komiksiniz sadece adam niye toprağın altına gömsün mühimmatı gider alır karakolundan yada askeri birliğinden. gerçekten bunların hiçbirini görmüyormusunuz. Diyecek birşey bulamıyorum.

    ATATÜRK ve LAİKLİK

    M.Kemal Atatürk yüzyılın en büyük dehalarından en büyük lider ve çok büyük bir komutandır. Yapmış olduğu inkilapların en gereklisi ve en önemlisi laikliktir. Bu ne demektir laiklik nedir. Önce bunun anlamını çok iyi bilmek gerekiyor. Laiklik en basit anlamıyla din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olarak idare edilmesidir. Ne güzel değil mi devlet dine karışmaz din de devlete ama cehalete gömülmüş bir kesim var ki laiklik dinsizlik diyebilecek kadar bilgisiz insanlarımız var. Suç onların değil ki onlara laikliği bu şekilde izah edenlerdedir. Neslimizin en büyük padişahlarından Fatih Sultan MEHMED ne yapmıştır. Eğer devletin güvenliği tehlikede ise devletin parçalanması öngörülüyorsa buna engel olabilmek için kardeş katli vaciptir demiş ve zamanın şayhülislamı da bunu uygun görmüş onaylamıştır. İslam dinin de hiç bir yerde yazar mı kardeş katli vaciptir diye nereye geleceğim eğer bir devlet din ile yönetilirse devlet dini kendi çıkarlarına göre kullanır belki devletin geleceği güçlü kalması parçalanmaması için yapılır bu ancak sonuçta dinimizce yanlış olan birşey insanlara doğruymuş gibi gösteriliyorsa bu yanlıştır. Ancak laiklikte devlet dine karışmaz devletin başkanı aynı zamanda dinin de başkanı değildir. Günümüzde diyanet işleri başkanlığı var ve bütün dini uygulamalrı bu başkanlık düzenler. Bu sıralar diyanet işleri başkanımızı da çeşitli yerlerde açılışlarda ve konuşmalarda çok sık görmeye başladık ama? neyse anlatmaya çalıştığım iranda, suriyede, ırakta veya diğer islam ülkelerinin hiç birinde islam ülkemizdeki kadar güzel yaşanmamaktadır. iSLAMİYETLE YÖNETİLEN DİĞER ÜLKELERİN HERBİRİ HERGÜN PATLAYAN BOMBALARLA UYANMAKTADRI. Bunun sebebi TABİ Kİ HİÇBİR ZAMAN İSLAMİYET DEĞİLDİR. İSLAMİYET HOŞGÖRÜ DİNİDİR. Ancak iktidar sahipleri dinin gerektirdiklerini tam olarak uygulayamadıklarından ve çağın gerektirdiklerine erişemediklerinden, bu ortadoğu ülkelerinin yaraları kanamaya devam edecektir.

  3. 3 Ali Mecnunoğlu 27 Eyl 2013, 20:12

    hasan dağı arpalıktır/ eğer saban yürürse/ her derde bir değirmen/ eğer suyu gelirse/ her kümeste bir tavuk/ eğer köylü verirse/ bu gidiş iyi gidiş eğer sonu gelirse. Rahmetli A.Mahsuni demiş, günümüze uyuyor. bendeniz de sadece hatırlatayım dedim. etme bulma Dünyası bu Dünya ..!


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s





%d blogcu bunu beğendi: