Ama biraz da sen kaşındın kardeşim…

Suyumuzu gasp edenleri biliyorsunuz. Çok şey yazıldı. Yazıldı da, okuyan yok. Okuyanlardan duruma uyanan az. Duruma uyananlardan kendine görev çıkaran ise çok az. Henüz uyanmadıysanız buyrun:

http://www.youtube.com/watch?v=eCC8THWAH-I

http://vimeo.com/19937849

http://yabanil.net/hidroelektrik-santrallerin-psikopatolojisi/

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=574716&sa=138536633

Anlaşılması gereken ancak açıkça dile getirilmeyen özü ben söyleyeyim: Elektrik bahane, amaç suyu gasp etmek.

HES çılgınlığının başını çektiği bu sözüm ona “kalkınma” hamlesi ile çok şükür henüz bozulmamış doğa parçalarımız var dediğimiz, çoğu Karadeniz’de bulunan hazinelerimiz yok ediliyor. Görmek için gözü, düşünmek için beyni olan her insan evladı Karadeniz otoyolu projesinin nasıl bir yıkım olduğunu bilir. Yıkım gerçekleşti. Sahil bitti. Şimdi sıra toprakta, suda. “Atalarımızın kanlarıyla sulanmış” her karış vatan toprağının ırzına HES’lerle geçilecek, yerin altındaki ve üstündeki her damla su gasp edilecek elbette, ama bildiğiniz gibi yıkımın yoğunluğu Karadeniz’de. Bu yazıyı yazmamın nedeni de bu. Aşağıdaki tabloda AKP’nin yöre halkından aldığı oy oranları var. Belayı çağırmışlar. Ama akıllanmadılar. Sudaki Suretler’in yönetmeni Erkal Tülek köylülerin hala AKP dediğini söylüyor.

AKP oy oranları ______HES’lerden en çok canı yanan illerden beşi_____
Seçim Türkiye Rize Gümüşhane Ordu Giresun Trabzon
2011 49,83 69,06 64,98 60,2 59,39 59,09
2007 46,58 53,66 60,64 55,79 51,28 56,76

AKP; DP, ANAP çizgisinden gelir, bu ikisini de bağrına basar. Bunlar aynı niyetin erleridir. Cumhuriyet devrimlerini geri almak, ulusal egemenliği oy için satmak, memlekette bağımsızlık ve insanca yaşam için, iyilik için her ne yapıldıysa, ne kazanıldıysa yakıp yıkmak, ulusun kaderini uluslararası sermayenin, yerel oligarşinin eline teslim etmek. Bunlar kapitalist bile değiller. Kapitalizmde özel mülkiyet kutsaldır. Bunlar özel mülkiyeti bile yok sayıyor, hakimleri maşa olarak kullanarak şahıs mallarını silah zoruyla alıp şirketlere veriyorlar. Bir Ortadoğu ülkesinde bütün bunları yapabilmek için elinize bir sopa alıp “Elhamdülillah” demeniz yetiyor. Adamın kutlu doğum konuşmasını bulun, dinleyin. “Allah” der demez alkış kıyamet. Hipnoz bu, başka bir şey değil.

Karadeniz’de uyananlar da var. Çok yakında, doğup büyüdükleri coğrafyada nasıl bir sefaletin yaşanacağını görüyorlar. Hapse girmek, işkence görmek pahasına makineleri durdurmaya çalışıyorlar. Çoğunluk hala elhamdülillah diyor, uyanan kardeşine küfrediyor. Umarım en kısa zamanda onlar da uyanır.

Ne yapmalı “banal”liğiyle sonlandırayım… Pasif değil, aktif olmalı. AKP’yi ve sahiplendiği paradigmaları destekleyenlere, vermedikleri bir canları kaldığını, yakında onun da isteneceğini anlatmalı. Bu adamların yoluna taş koyma fırsatı geldiğinde küçük büyük dememeli, gereği yapılmalı. Suyu gasp eden örgütlerde çalışanlar uyarılmalı, “ekmek parası” deyip yaptıklarına devam ederlerse ilişkiyi kesmeli. Partilere özelleştirmeleri geri alma progamı oluşturmaları telkin edilmeli. Özelleştirme, büyük bir suçtur. Muhalif olma iddiasındaki bir parti özellikle su hırsızlığını kayıtsız şartsız geri almayı ve suçluları cezalandırmayı ana hedeflerinden bir yapmalıdır.

– Benim fabrikamı, rafinerimi, yolumu, köprümü, ormanımı, toprağımı, suyumu benden izinsiz sana kim verdi? Geri alıyorum. Hayır SATIN almıyorum, ALIYORUM!

Reklamlar

4 Responses to “Ama biraz da sen kaşındın kardeşim…”


  1. 1 Kerim Tokgoz 22 Nis 2013, 07:26

    Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin. Midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat. Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. Bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef. Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, hani şu derya içre olup deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, — demeğe de dilim varmıyor ama — kabahatın çoğu senin, canım kardeşim! NAZIM HİKMET RAN

    ________________________________

  2. 2 Erzurumlu... 02 May 2013, 13:32

    Hem de ne kaşınma, kurdeşen olmuşuz kardeşim :))

  3. 3 mehmet 03 May 2013, 09:54

    ABD ve dünyada kaya gazı ile ilgili devrim olduğu söyleniyor. Henüz petrol fiyatlarına yansımamış olsa da petrol krizini ötelediği düşünülüyor. Ham petrolün yakın zamanda peak yapacağını belirten Fatih Birol’un bu yönde açıklaması var. Kaya gazının zaman kazanmaya yönelik bir aldatmaca olduğunu iddia edenler de var. Bu konuda detaylı bir yazı yazmayı düşünüyor musunuz?

    • 4 nlty2000 04 May 2013, 18:26

      Kaya gazı doğru bir çeviri midir bilmem. Orijinali ‘shale gas’. Bildiğin doğal gaz…
      Petrol zirvesinin gecikmesi ancak zirvenin inkarını ve düşüşün hızını artırır. Grafiklere göre hala zirve yapmamış gözüküyoruz ama net enerjiye bakmak lazım. Dikiz aynası etkisi denen kurama göre zirve noktasını ancak onu geçtikten sonra farkedebiliriz.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s





%d blogcu bunu beğendi: