“Batmak” nasıl bir şey?

Bir haber:
http://www.telegraph.co.uk/finance/financetopics/g20-summit/6228450/Debt-levels-risk-another-crisis.html
Bir makale:
http://www.silverbearcafe.com/private/11.09/secondwave.html

Bu makalede anlatılan gerçeklerin ışığında biraz beyin jimnastiği yapıp karşılıksız para sarmalı ve azalan enerji arzını birbiriyle çarpıştıralım…
Petrol arzı azalınca petrole bağlı ekonomi yavaş yavaş ya da krizler ve düzelmeler şeklinde (basamak basamak) küçülerek kendi içine çökecek.

Ekonomi küçüldükçe toplanan vergi azalacak. Türkiye bütçesini ayakta (artık ne kadar ayaktaysa) tutan şey dolaylı vergiler. Dolaylı vergilerde en büyük pay akaryakıt vergisinin. Doğrudan vergiler ekonominin küçülmesiyle sürekli azalacak. Vergi indirimleri ve teşvikler sürekli azalan bir enerji girdisinin varlığında hiç bir iyileştirici güce sahip olamaz. Bu politikacılar işler yolundayken yapmaya alıştıkları gibi dolaylı vergilere, yani akaryakıta yüklenebilirler. Ancak akaryakıtın vergisiz fiyatının katlanarak arttığı, tüketimin ciddi miktarda düştüğü, petrol ürünleri belki de karneyle satılmaya başlandığı için bu iyi bir fikir olmayabilir. Hükümet akaryakıt vergisinin oranını artırsa da, düşürse de sonuç aynıdır: Vergi alınacak büyüklükler ciddi bir düşüştedir. Hasılat kuşa dönmüştür. Bu noktada bütçenin çok azını vergiden, çoğunu ise borçlanarak denkleştirmek mümkün olabilecek midir? Büyüme, sonsuza kadar güzel bir rüya olarak kalacağından borçların normal şartlarda ödenmesi mümkün olmayacaktır. Sermaye, hükümete borç vermeye devam etmek istemeyebilir. Her halükarda kamu harcamaları çok hızlı şekilde düşecektir. Savaş(savunma) harcamalarının ülke bütçesindeki payı %20 civarındadır. Bunalım durumunda ulusal ve uluslararası gerginlikler had safhaya çıkmışken politikacının en son vazgeçmek isteyeceği harcama kalemi savaş harcaması olacaktır. Eğitim ve sağlık zaten yıllardır kıra döke özelleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunların kamunun üstlendiği kısımları bir kalemde terk edilebilir. Enerji tamamen özelleşmiş (ya da çeteleşmiş, hangi ismi koyarsanız koyun) durumdadır. Ulaşımımız zaten neredeyse sadece karayollarından ibarettir. Şimdiden terk edilmeye yüz tutmuştur. Geriye sadece polis ve ordu kalıyor ki, dananın kuyruğu burada kopacaktır. Asla ödenemeyecek olan borçların tahsili için Düyun-i Umumiye benzeri bir yapılanmaya gidildikten sonra ikinci aşamada kamu harcamaları da alacaklıların yönetimine bırakılabilir. Bu şaşılacak bir şey olmayacak. Kamu harcamaları, egemen olmayan ülkelerde bugüne kadar kısmen iş ve sermaye grupları tarafından yönlendirildi. Şirketler eliyle yasalar, yönetmelikler yazdırıldı. Sözgelimi polisin, ya da genel adıyla iç güvenliğin doğrudan sermayenin yönetimine bırakılması, sermaye tarafından finanse edilmesi durumunda hayatın neye dönüşeceğini öngörmek zor değil. Banka şubelerindeki güvenlik görevlilerinin sadece ve sadece bankayı kolladığını, bunu da şube içinde değil, bütün yurt sathında yaptıklarını; anayasa ve hukuk düzenine bağlı kalarak makul şekilde değil, korkusuzca ve hesapsızca yaptıklarını gözünüzde canlandırın…

Şimdi gözünüzde canlandırdığınız bu manzara Türkiye’nin tek ve gerçek geleceğidir. Türkiye gibi tükettiği ürettiğinden fazla olan her ülke için -ABD dahil- geçerlidir. Kurulu parasal düzen -fiyakalı adıyla finans sistemi, gerçekçi adıyla dünyanın en büyük saadet zinciri- üretenin emeğinin karşılıksız kalması için var gücüyle çalışıyor. Üretiyorsunuz, karşılığında değersiz kağıt parçaları alıyorsunuz. Kağıt parçalarının değersizliğini gizlemek için yukarıdaki makalede bahsi geçen türden dümenler çevriliyor. Tüketiyorsunuz, tüketebilmek için borç paraya muhtaçsınız. Cebinize giren ve hak ettiğinizi düşündüğünüz paranın neredeyse tamamı borç. Bu borç geri ödendiği zaman o para ile sahip olduğunuz her şey sizin elinizden alınacak. Bu anapara olacak. Bir de faizi tahsil edilecek ki, korkarım para ile satın alınmamış değerlerimizi de kapsayacak.

Tıkla büyüt

Olasılıklar ve seçenekler

Reklamlar

0 Responses to ““Batmak” nasıl bir şey?”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s





%d blogcu bunu beğendi: