Düşman Yiyeceğimize Saldırıyor: Açlık Yakında

Global tiranların bölgesel taşeronu olan son hükümetin 2002’den beri tarımı yok etmek için yaptığı icraatları burada bir bir sıralamayacağım. Kaydını tutmadım. Tutmaya gerek yok. Aklı, gözü, kulağı olan her insan evladı bunun farkında. İkna olmak için icraat listesini görmeyi bekleyen eblehle zaten benim işim yok. Son haftanın gelişmeleri büyük resmi görmemize yetiyor:

1: TMO Artık Fındık Satın Almayacak

Kamu kurumlarının, kapatılan eski KİT’lerin arazisi sermaye sahiplerine bedava dağıtılırken(1), çiftçinin kara gün dostu TMO’nun işlevine devam etmesini beklemiyordum zaten. Artık fındık üreticisi yalnız. Alım yerine üreticiye doğrudan gelir desteği verilecek(2). Doğrudan gelir desteği dediğimiz çiftçiyi üretmekten vazgeçirmenin yollarından biridir(3). Neredeyse dünyanın bütün fındığını üreten çiftçi yavaş yavaş vazgeçirilecek, arazisini iyi para veren şirketlere satmaya zorlanacak. Bildik yöntem. Çiftçinin uyanığı bunun farkında, ama hiç kimse para kaybederek üretim yapamaz. Tütüne, pancara kota koyarak üretiminin bitirilmesi sürecini başlatan bu hükümet, ithal mısıra, pirince, buğdaya kapıları ardına kadar açarak önceki hükümetlerin yarım bıraktığı misyonu hızla tamamlamaya çalışıyor.

2: Planet Food World Türkiye’de Çiftlik Kuracak

Çok uluslu şirketler birer birer ülkemizde “yatırım”a başlıyor. Arap sermayeli multimilyondolar cirolu Planet Food World bunlardan biri(4). ‘Sadece çiftlikleri işleteceğiz; arazi sahiplerini eğiteceğiz. Dikmeleri gereken ürünü söyleyeceğiz ve çıkan ürünü şirketimiz aracılığıyla dünya pazarlarına ulaştıracağız.’ Arazi satın almayacaklarını söylüyorlar ama şimdilik. Hele bir topraklarımıza yerleşsinler, serpilip yayılsınlar. Çiftçiye dikmesi gereken ürünü dikte etmenin, yetiştirilen ürünü bölge halkının tüketimine sunmamanın sanki yeterince olumsuz etkileri olmayacak. Öyle ya da böyle, köylüyü itip kakarak yıldırmak, toprağı ya da toprağın nimetini şirketlere teslim etmek küresel ölçekte oynanan ve bize kötü zamanları haber veren oyunlardan biri. Biz uyuyaduralım, bugünlerde dünyanın dört bir yanında tarım toprağı ele geçirmek için bir yarış sürüyor(5). Koreli bir otomobil fabrikası Madagaskar’da arazi satın alıyor. Hayır, üzerinde fabrika kurmayacak(6). “Paraya ihtiyacı olan” fakir ülkelerin bitek toprakları yok pahasına satın alınacak, üzerinde yetiştirilen ürünler zenginlere sunulacak, fakir ülke vatandaşları karın tokluğuna tarım kölesi yapılacak. Tezgah bu. Biz de giderek bu tezgahın bir parçası oluyoruz elhamdülillah. Suyumuz satılık, toprağımız satılık, aile başına en az 3 köle dünyaya getiriyoruz…

Bugün AB kendi köylüsünü sermaye odaklarının emirleri doğrultusunda sübvansiyon vb. adlar altında ezmekte, tarımı şirketleştirip “liberalize” etmek için uğraşmakta(7). ABD’de küçük üretici çok uzun zaman önce yok edilmiş. Küresel oyuncuların Türkiye’ye 21.yy’ın yükselen yıldızı, yeni süper güç, tarımın gelecekteki bir numarası gibi yakıştırmalarda bulunmalarının altında yatan neden, bu ülkede hala küçük üreticinin, eski usul (organik) tarım uygulamasının hayatta kalmış olması, doğanın ve bitki toprağının onca yağmaya ve erozyona rağmen hala ve hala verimli ve nispeten bakir kalabilmiş olmasıdır. Dev şirketlerin, Dünya Bankası’nın, IMF’nin ağzını sulandıran bu potansiyeldir. Türkiye’nin tarım potansiyelini Türklere kullandırılmaması ve çok uluslu şirketler tarafından gasp edilmesi, son hükümetin yurt dışından uzanan eller tarafından iktidara getirilmesinin ardındaki amaçlardan sadece birisidir. Zaman beni haklı çıkarıyor.

TÜİK’in sitesindeki istatistikler herkese açık. Yerli sığır türlerinin stoğu giderek azalıyor. Çiftçi sözüm ona verimi yüksek diye ithal ve melez türklere yönlendiriliyor. Manda, keçi, köy tavuğu artık beslenmiyor. Anadolu’nun verimsiz görünen ama dayanıklı türleri yok olmak üzere(8). Soyu tükenen(tüketilen) bir evcil hayvan, besi hayvanı düşünebiliyor musunuz?

Tarımın diğer sektörlerden farkı, diğer sektörlerin yeşereceği bir zemin hazırlamasıdır. Yani sanayi, turizm, hizmet vb. sektörler ancak tarımın varlığı durumunda var olabilir. Beslenmeyen insan çalışamaz. Bu kadar basit. Liberal, sosyalist, köylü ya da yeşil olmanız aç ve susuz yaşayamayacağınız gerçeğini değiştirmiyor. Hayatta kalmamız eğitim görmemize, tatil yapmamıza ya da sanayi ürünleri satın almamıza değil, su ve yiyeceğe ulaşabilmemize bağlıdır. Petrol sonrası “uygar” dünyanın insanı kendini fosil enerjinin ve sanayinin nimetleriyle o kadar donattı ki, bu temel gerçeği unuttu. Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde en üstte su ve yiyecek vardır. Sahip olabilmek için kıvrandığımız, hayal kurduğumuz (öğrenilmiş hayaller) meslekte yükselme, iyi eğitim, geniş ev, yeni araba, plazma televizyon gibi petrol uygarlığı ürünleri piramidin en alt basamaklarındadır. Bunu hatırlamamız için şehrin, medeniyetin ortasında susuz, aç mı kalmamız gerekiyor? O aşamaya geldikten sonra işleri yoluna koymak için çok geç olacak, bana inanın.

1
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=216227
http://www.tercuman.com.tr/v1/haber.asp?id=86615&baslik=Tar%C4%B1m%20arazileri%20%C3%B6zel%20sekt%C3%B6re%20kiralanacak&katid=4
2
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/12070992.asp?scr=1
3
Hayvan başına destek, Türkiye hayvancılığını öldürür
Doğrudan Gelir Desteği Tarıma Zarar Veriyor
DGD DESTEĞİ GERÇEK FINDIK ÜRETİCİSİNE ZARAR VERİYOR
Doğrudan gelir desteğine eleştiri
IMF’ye 18 aralık 2000’de verilen üçüncü ek niyet mektubu:
“…Tarım politikalarının reformunda,tüm dolaylı destek politikalarından 2002 sonuna kadar kademeli olarak vazgeçilmesi ve doğrudan gelir desteği sisteminin uygulanmasına geçilmesi amaçlanmaktadır”.
Dünya Bankası’na verilen 10 mart 2000 tarihli niyet mektubu:
“…Tarım alanında, hükümet,büyümenin desteklenmesi ve tarımsal destekleme politikalarının bütçe ve tüketiciler üzerindeki yükünün azaltılması için geçmişe kesin bir set çekme niyetindedir. Orta vadeli hedef, hükümetin sübvanse ettiği girdi, kredi ve temel mahsullerdeki fiyat desteklerine dayanan mevcut sistemin, zaman içerisinde küçük çiftçileri giderek daha fazla hedefleyecek doğrudan gelir desteği programı ile değiştirilmesidir”.
4
http://www.emlakhaberleri.com/emlak-haberleri/planet-food-world-den-20-milyar-dolar-yatirim.html
http://www.stargazete.com/ekonomi/suudi-planet-food-tarima-20-milyar-dolar-yatiracak-haber-193723.htm
http://www.planetfoodworld.com/
5
http://farmlandforecast.colvin-co.com/2009/06/18/global-farmland-disappearing.aspx
http://www.economist.com/world/international/displayStory.cfm?story_id=13692889
6
http://farmlandgrab.org/5661
7
AB tarım politikasına yönelik eleştiriler bitmiyor
8
Dayanıklı ve doğada kendine bakabilen, işletim gider düşük boz ırk sığırların soyu tükenmek üzere
Reklamlar

0 Responses to “Düşman Yiyeceğimize Saldırıyor: Açlık Yakında”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s





%d blogcu bunu beğendi: