“Gebermeye başlayın!…”

Müjdeler olsun yurdumun taşına, toprağına… GDO yazımın üzerinden iki hafta geçmedi, GD gıdayı ve GD tohumu serbest bırakan “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik” resmi gazetede yayınlandı. Bununla birlikte en yetkili ağızlardan “GD tohumlar yasaklandı” şeklinde %100 yalan demeçler… Kelimeler kifayetsiz kalıyor… Okumaya devam edin ‘“Gebermeye başlayın!…”’

GDO’lar: Adı Konmamış Kitle İmha Silahları

“Gıda kaynaklarını kontrol eden, insanları kontrol eder.”
-Henry Kissinger*
“Gıda güçtür! Biz bunu davranışları kontrol etmek için kullanırız. Bazıları buna rüşvetçilik diyebilir. Özür dilemiyoruz.”
-Catherine Bertini(ABD eski Tarım Bakanı Yardımcısı, BM Gıda Programı eski yöneticisi)

Komedi dizisi Seinfeld’in “The Mango” bölümünde Jerry Seinfeld şöyle diyor: “Bilim adamları çekirdeksiz karpuz yapmış. Çekirdeği tükürme sıkıntısı ne kadar büyük bir sorundu ki vakitlerini ve enerjilerini buna harcamışlar?” Seinfeld’in saf bir yaklaşımla anlayamadığı şu ki, o bilim adamlarının derdi bizi çekirdeği tükürme zahmetinden kurtarmak değil. Gıdanın genetiğiyle oynanması fikri, daha fazla tohum satarak para kazanmaktan çok çok öteye uzanıyor. Hayatın yazılımı olan DNA’yı ticari mal haline getirmekten tutun, insanları birer robot-köleye çevirmeye kadar geniş spektrumlu bir şeytani planın bir parçası. Okumaya devam edin ‘GDO’lar: Adı Konmamış Kitle İmha Silahları’

“The Age Of Stupid” belgeseli hakkında

age-of-stupid

İklim değişikliği ve beraberinde getirdiği sorunlar hakkında bir belgesel film daha… Okumaya devam edin ‘“The Age Of Stupid” belgeseli hakkında’

Petrole alternatif enerji kaynakları

Yahoo’nun teknik eposta grubu Running On Empty 2‘nin yöneticisi, bağımsız araştırmacı Bruce Thompson’ın bir çok güvenilir kaynaktan derlediği ve yılların süzgecinden geçirdiği bilgileri bir tablo haline sunduğu “İkna Raporu”, petrol ve alternatiflerinin durumu hakkında bir çok kitaba sığabilecek bilgiyi paket olarak göz önüne seriyor. Artmakta olan bir bilgi kirliliğinden ve önümüzdeki günlerde gazetelerde çıkması muhtemel “mucize enerji”, “enerji krizine çare bulundu” gibi zırvalardan korunmak ve fikir sahibi olmak için oldukça faydalı.

MSWord biçimindeki tablo http://www.postcarbon.org/files/!CONVINCE%20SHEET%20v19.doc adresinden indirilebilir. Dili İngilizcedir. Word programı olmayanlar tablonun biraz daha dağınık bir html sürümüne http://www.greatchange.org/ov-thomson,convince_sheet.html adresinden erişebilir.

Nüfus

kalabalık_istiklal

Bir hamilenin ya da bebekli bir kadının hayatını düşünün. Bu kadın çevresindeki insanlara muhtaçtır, onların olmadığı yerde yapamaz. Yani hayatta kalma yetisi azalmıştır. Çünkü enerjisinin çoğunu hayatta kalmaya değil, çoğalmaya, nesil yetiştirmeye harcamaktadır. Toplum da enerjisinin önemli kısmını yenidoğana ayırmalıdır ki çocuk sağlıklı bir yetişkine dönüşebilsin. Okumaya devam edin ‘Nüfus’

Para II: Para ölçü birimi değildir

Daha önceki yazımda belirttiğim gibi para insan emeğinin ölçüsüdür. Diyelim petrolün varili 80 dolar. O 80 dolar bir varil petrolün değerini ölçmez. Petrolü yattığı yerden çıkarıp size getiren insanın emeğini ölçer. Bir kg buğdaya ödediğiniz para, tarlasına ektiği ürünü size satan adamın emeğini ölçer. Bir litre tatlı su, suyu şişeleyip size getiren adamın emeğini ölçer. Peki gerçek doğal kaynağın; petrolün, buğdayın, suyun değerinin ölçüsü nedir? Çok basit. Bunların değerini ölçemeyiz. Çünkü bunların doğaya maliyetini hesaplayamayız. Peki bunların doğaya maliyeti nedir? Okumaya devam edin ‘Para II: Para ölçü birimi değildir’

Para

“Kağıt para eninde sonunda gerçek değerine döner. Sıfıra.”
-Voltaire, 1729

“Lenin haklıydı. Toplum düzenini yok etmenin en emin, en etkili, en kurnaz yolu para birimini saptırmaktır.”
-John Maynard Keynes

Paranın, ilk kullananlar olduklarını tahmin ettiğimiz Lidyalılar zamanından bir kaç asır öncesine kadar ifade ettiği anlamla, son asırlarda, hele hele günümüzde ifade ettiği anlam arasında hiç bir ilgi ve yakınlık yoktur. Bugün para bambaşka bir kavram haline gelmiş durumda. Para artık bir değişim aracı değil. Sahip olduğu idda edilen üç özelliğe de sahip değil. Bu durumu Kesişen Yollar yazımda anlatmıştım. Para kavramı tanınmayacak hale geldi. Dahası, bugün insanlığın rasyonaliteyle, analitik düşünceyle arasında duran en büyük engel oldu. Okumaya devam edin ‘Para’

İthalat, kredi, tüketim

Etrafta gördüğünüz her şey -yollar, barajlar, hastaneler, okullar, evler, arabalar- borçla alınmıştır. Bu varlıklara, cisimlere ne zaman yenisi eklense bilin ki yeni bir borç alındı. Zaten para dediğimiz şey para değildir, borç senedidir. Parayla satın aldığınızı sandığınız ürün ve hizmetler sizin ya da birilerinin borcunu ödeme taahhütü karşılığında alınmıştır. “Kalkındığımızı” sandığımız 1945 sonrası zaman diliminde sadece borçlanarak hayat standardımızı yükselttik. Ve bu borcu nasıl ödeyeceğimiz belli değil. Aslında hiç bir zaman kurtuluş savaşı sonrası ya da ikinci dünya savaşı sırasında olduğumuzdan daha zengin olmadık. Ama o zaman bağımsızlığımız vardı, şimdi o da yok. Daha da kötü durumdayız. Okumaya devam edin ‘İthalat, kredi, tüketim’

Küresel Isınmaya ve Petrolün Tükenmesine Karşı Ne Yapabiliriz?

Konuk yazar: Uğur GERGER
”Plan A ”böyle bir sorunun olmadığını” söylüyor. Plan B ise yenilenebilir enerji kaynaklarının ve teknolojinin çözüm için fayda saylayacağını söylüyor.. Bize göre bu seçenekler bir yok olmaya -Plan D- sebep olabilir.
Biz Plan C’nin  ” Gıda – Barınma – Ulaşım sorununu çözmüş, tüketimde kısıntı uygulayan toplu çözümler”  en doğru yol olduğunu savunuyoruz.
Dünyanın değişik yerlerinde  petrol tükenmesine karşı alternatifler geliştiriliyor, yeni yeni çözümler yaratılmaya çalışılıyor. Yukarıda okuduğunuz satırlar da bu çözüm için uğraşan ” The Community Solutions ” grubunun çözüm sloganıdır.
Peki biz neler yapabiliriz?  Diğer başlıklar altında sorunun ne olduğu hakkında az çok fikir sahibi olma şansını bulduk, detaylarıyla beraber inceledik. Toplu çözüm alternatifleri Türkiye için çok ütopik bir fikir olduğundan, bu konuda yeterli düzeye ve etkinliğe sahip bir bilinç-oluşum mevcut olmadığından, sivil toplum kuruluşlarının hem bu konudan bihaber olmaları, hem de ülke sorunlarını yönetmede, yönlendirmede söz sahibi olamamaları sebebiyle bireysel çözümler olarak “ne yapabiliriz”i tartışacağım. Okumaya devam edin ‘Küresel Isınmaya ve Petrolün Tükenmesine Karşı Ne Yapabiliriz?’

Büyümenin Sınırları…

Konuk yazar: Uğur GERGER
Torunlarınızı size minnettar kılacak dünya bu mu olacak?
Sınai üretimi sıfıra düşmüş; nüfusu felaket ölçüde azalmış; havası, denizi ve toprağı kurtarılamayacak ölçüde kirlenmiş ve bozulmuş, ve uygarlığı uzak bir anıya dönüşmüş bir dünya düşününüz.
Bilgisayara göre geleceğin dünyası budur. Daha da korkutucu olanı, bu çöküşün yavaş yavaş değil, durdurulması olanaksız bir biçimde, dehşet verici bir anilikle gerçekleşecek olmasıdır.
İnsanlığın varlığını sürdürebilmesi için son şansını ortaya koyabilecek ”Ekonomik Büyümenin Sınırları” nın insanlığa bildirisi ve uyarısı budur.
MIT Proje ekibi – Yazarlar
Donella H. Meadows
Dennis L. Meadows
Jorgen Randers
William W. Behrens III
1968 yılı Nisan ayında, on ülkeden bilim adamları, eğitimciler, iktisatçılar, sanayiciler ile ulusal ve uluslarası devlet görevlilerinden oluşan otuz kişilik bir grup, Roma’da Lincel Akademisinde, ileri görüşlü bir İtalyan iktisatçısı ve sanayi yöneticisi olan Dr. Aurelio Peecei’nin isteklendirmesi ile biraraya geldi. Toplantının amacı insanlığın bugününü ve yarınını tehdit eden sorunlar bigi sarsıcı çapta bir konuyu tartışmaktı.
İşte aşağıda okuyacağınız bölüm 1978 yılında yayımlanan bu çarpıcı çalışmanın geleceğimize ışık tutan en önemli bölümüdür.  Jay Forrester’ın ”Sistem Dinamikleri Kuramı” kullanılarak bundan 31 sene önce yazılmış, bugüne ışık tutan bu eseri okumanın bugünü ve geleceği kavramamızda çok etkili olacağına inanıyorum. Okumaya devam edin ‘Büyümenin Sınırları…’

Sonraki Sayfa »